Et Cinsleri Hakkında Bilgi

yorum yok
765 kez görüntülendi okuma
9 Mart, 2015

kükürtlü-besinler

ETLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Et başlıca besin kaynaklarımızdan birisidir. İnsanların beslenmesi için şart olan üç ana besin Protein, Yağ ve Karbonhidrat ette mevcut olmakla birlikte asıl Protein (azotlu maddeler) açısından epey zengindir.

Et Cinsleri Hakkında Bilgi

KUZU ETİ

1 yaşından küçük koyun yavrusuna kuzu denir. Hafif yağlıdır. 4-9 kilo arası gelenler ve genellikle ocak-mart sonlarına kadar bulunanlar süt kuzusu, 10-15 kg arasında olan ve Mayıs-Aralık arasında bulunanlar Koyunlaşmış kuzudur. Dişisi erkeği farketmez.

KOYUN ETİ

Yurdumuzda 3 çeşit koyun vardır. Dağlış, Karaman, Kıvırcık. En makbulü Kıvırcıktır. Hangi cins olursa olsun koyunun erkeği dişisinden daha makbuldur. Yalnız erkeklerin burulmuş olması (erkeklik bezlerinin çıkarılmış olması) şarttır. Burulmamış koçların etleri yağsız, sert ve ağır kokulu olur. Burulma işleminin kuzu iken yapılması gerekir. Koç halinde burulmuş hayvanların etleri sert ve lifli olur. Bunu anlamak için husyelerine bakılır. Kuzu iken burulan koyunların husyeleri fındık büyüklüğünde ve beyaz kalır. Dişi koyunlar ise genellikle yavruladıktan sonra kesildikleri için kart olurlar. Etleri sert ve zor pişer.

KIVIRCIK

En makbul koyun etidir. Karnabat ve Merinos diye ikiye ayrılır. Karnabat’ın eti pembe ve lezzetlidir. Merinos esmer, daha lezzetsiz ve hafifçe kokulu olabilir. Kıvırcıkların kuyruğu kamçı gibi ince ve uzundur.

DAĞLIÇ

Beyaz ve Kara Dağlıç olarak ikiye ayrılır. Beyazlar makbuldur. Beyaz Dağlıç’ın kuyruğu üstleri geniş, yukarıdan aşağıya doğru ortaları yarık, altlarında püsküle benzer birşey sarkmaktadır. Karaların ise üst taraf daha ensiz, aşağıdaki püskül ise çok uzundur.

KARAMAN

Beyaz ve Kızıl karaman olarak ikiye ayrılır. Beyazın eti az çok beyaz ve kara dağlıçtan daha makbuldur. Kızıl karaman en kötü koyun eti olarak kabul edilir. Beyaz karamanın kuyruğunda püskülün yerinde üste kıvrılmış bir yumru bulunur. Kızılın ise bu yumrunun üstünde ikinci bir yumru vardır ve büyüklüğü danalarla ölçüşebilecek derecededir.

KEÇİ ETİ

Koyuna göre daha az lezzetlidir. Bazı kişilerde mide ve bağırsak bozukluklarına yol açabilir. Oğlak eti daha fazla tercih edilir.

DANA ETİ

2 haftalıktan 14 haftalığa kadar olan sığır yavrularına dana denir. Sığırdan daha az yağlı olurlar. Etlerinin pembe olmas makbuldur.

SIĞIR ETİ

Dana etine tercih edilir. İyi sığır eti renginin canlı ve parlak olması ile tanınır. Daha az yağlı olduğu için özellikle kıymalarda tercih edilir.

İNEK ve ÖKÜZ ETLERİ

Trakya ve Erzurum cinsleri vardır. Trakya cinsleri daha yağsız ve daha lezzetlidir. Etleri pembemsi, yağları limon sarısıdır. Diğerlerinin etleri esmer, yağları daha koyu sarıdır. İnek etleri, öküz etlerinden daha makbuldur.

MANDA ETLERİ

Dişileri tercih edilir. Çünkü dişi mandalar çalıştırılmaz. Etleri pembedir. Sığır ile mandayı ayırmanın yolu, yağ renkleridir. Mandaların yağları bembeyazdır.

Et Terbiye Yöntemleri

Malzemeler :

Soğan, Süt, Zeytinyağ, Limon Suyu

Hazırlanışı :

Özellikle ızgara yapılacak etleri, 24 saat kadar önce, yumuşaması için süt ve zeytinyağına, güzel kokması ve tat alması için soğana yatırmak gerekir.

Bu karışım istediğiniz lezzete göre ayarlanabilir. Sadece Zeytinyağ kullanabileceğiniz gibi, Süt ağırlıkta olmak üzere, süt-zeytinyağ karışımına yatırabilirsiniz.

Soğanlar tercihe göre yuvarlak halkalar halinde doğranabilir ya da rendelenerek, süt-zeytinyağ karışımına katılabilir.

Çokça yapılan bir hata, etlere kekik ve diğer baharatın pişme öncesi konmasıdır. Bu tür baharatlar pişme tamamlanmadan 5-10 dakika önce kullanılır. Terbiyeye konmaz. Unutmayınız.

Pratik Ölçüler

PRATİK ÖLÇÜLER
Malzemeler
1 Su Bardağı
1 Çay Bardağı
1 Kahve Fincanı

(250 gr.lık)
(100 gr.lık)
(75 gr.lık)
Su
250 gr
100 gr
75 gr
Süt
250 gr
100 gr
75 gr
Şarap
240 gr

60 gr
Toz Şeker
200 gr
80 gr
70 gr
Pirinç
200 gr
100 gr
70 gr
Bulgur
200 gr
75 gr
60 gr
Fasulye
200 gr
75 gr
60 gr
Mercimek
200 gr
75 gr
60 gr
İrmik
180 gr
70 gr
55 gr
Pudra Şekeri
180 gr
70 gr
55 gr
Un
160 gr
70 gr
50 gr
Peynir (rende)
100 gr
40 gr
25 gr
Badem (çekilmiş)
100 gr
40 gr
25 gr
Ceviz (çekilmiş)
100 gr
40 gr
25 gr
Zeytinyağ
220 gr
90 gr
65 gr
Ayçiçek yağı
220 gr
90 gr
65 gr
Eritilmiş yağ
220 gr
90 gr
65 gr

Turşu Suyunun Hazırlanması

Malzemeler :

Su, Tuz (kaya tuzu ise yıkanır ve temizlenir)
Turşu çeşitlerine göre farklı Turşu Suları hazırlanır. Bunların başlıcaları

% 5’lik : Her 1 litre suda 50 gr Tuz eritilir. Pratik ölçü; 3 yemek kaşığı tuz 1 litrede eritilir.

% 6’lık : Her 1 litre suda 60 gr Tuz eritilir. Pratik ölçü; 3 yemek kaşığı + 3 çay kaşığı tuz 1 litrede eritilir.

% 10’luk : Her 1 litre suda 100 gr Tuz eritilir. Pratik ölçü; 6 yemek kaşığı tuz 1 litrede eritilir.

% 12’lik : Her 1 litre suda 120 gr Tuz eritilir. Pratik ölçü; 6 yemek kaşığı + 6 çay kaşığı tuz 1 litrede eritilir.

Hem eğlensin hem öğrensin

Çocuğunuzun yeteneklerini hamurlarla veya yemek yapmasına izin vererek geliştirmeniz mümkündür. Hamurla oynama çocukta yaratıcılığın yanı sıra üç boyutlu figürler yaparak mekan bilincini de geliştirir. Onun yarattığı eserleri saklamanız onda başarı hissi uyandırır, kendine güven duymasını sağlar.

Değişik malzemelerle oynaması çocukta her malzemenin kendine has bir yapısı olduğu, materyallerin form değiştirebildiği bilincini oluşturur. Ayrıca yaş ilerledikçe yapmak istediği şey için en uygun malzemeyi seçme yetisi sağlar. 18 aylıktan itibaren yaptırabileceğiniz bu faaliyet ileri yaşlara kadar devam edebilir.

3 yaşına kadar hamurla şekiller yapmayacaktır. Hamuru ellemek, mıncıklamak, yuvarlamak ve kesmek onun için yeterli ve zevkli olacaktır. Bu dönemde ona şekilli kurabiye kalıpları veya yüzeyi desenli objeler verebilirsiniz. Bunlarla hamura bastırarak şekillerin oluşması ona keyif verecektir. Ancak bu şekilleri sizin yapmanızı isteyebilir. Hamurun tek renk olması onun için fark etmez.

3-4 yaş arası hamurdan toplar, sosis gibi şekiller yapar, bunları birleştirir, bozar. Hamurların çeşitli renklerde olması onun yaratıcılığını arttıracaktır. Bu dönemde kendisine yeni malzemeler verebilirsiniz. Oyuncakçılarda satılan hamura çeşitli şekiller veren aletler ilgisini çekecektir. Artık kalıplarla kendisi şekiller yapacaktır. Yaptıklarını saklamak isteyecektir. Odasında bir raf ayırarak onu desteklemek çocuğunuzu memnun edecektir.

4-5 yaş arası hamurdan kendisi şekiller, insan figürleri yapabilir. Figürlerini ayrıntılandırır. Renkli hamurları karıştırıp kendince yeni kombinasyonlar bulmak ona cazip gelebilir. Yaptığı eserleri evin çeşitli yerlerinde sergilemeniz onu cesaretlendirecektir. Kil hamuru veya kağıt hamuru gibi değişik malzemeler vererek onun yaratıcılığını destekleyebilirsiniz.

5-6 yaş arası birkaç figürü bir anda yapabilir. Biraz yardımla kolyeler, bilezikler yapabilir. Bunları takmaktan veya hediye etmekten keyif alacaktır.

Tuzlu hamur :

2 ölçü Piyale un
2 ölçü tuz
1 ölçü su

Bu üç malzemeyi yumuşak, ele yapışmayan kıvama gelinceye kadar yoğurun. Hamur oynayacağınız yere muşamba bir örtü serin ve örtünün üzerini biraz unlayın. Yaptığınız figürleri fırında veya güneşte kurutarak sertleştirebilirsiniz. Sertleştikten sonra boyayıp cilalayabilirsiniz.

Elinizde hamur kaldıysa üzülmeyin, naylon torba veya streç film sararak saklayabilirsiniz.

Oyun hamuru

2 ölçü Piyale un
1 ölçü tuz
1 ölçü su
1 tatlı kaşığı sıvıyağ
2 çay kaşığı krem tartar (isteğe bağlı)
Gıda boyası

Tüm malzemeyi hamur haline gelinceye kadar yoğurun. Oyuncakçılardan alacağınız küçük oklavalarla, hamuru çocuğunuz kendi açıp, eliyle veya kalıplarla şekiller yapabilir. Bu hamur fırında kurutulmaz ama dilerseniz güneşte kurutabilirsiniz. Mısır Çarşısı’nda bulabileceğiniz krem tartar, hamurun ömrünü uzatmak içindir. Kalan hamuru, hava almayacak bir şekilde uzun süre muhafaza edebilirsiniz.

Pasta

Bırakın çocuğunuz doğum günü pastasını kendi yapsın! Kolayca yapacağınız pandispanyayı çocuğunuz arzu ettiği gibi süsleyecek, kendi yaptığı pastayı(!) arkadaşlarına gururla sunacaktır.

Pandispanya
4 türk kahvesi fincanı Piyale un
4 türk kahvesi fincanı şeker
4 yumurta
125gr margarin

Yağ, şeker ve yumurtaları beyazlaşıncaya kadar mikserle çırpın. Unu yavaş yavaş çırparak ekleyin. Arzu ederseniz içine limon kabuğu ekleyebilirsiniz. Hafif yağlı ve unlu bir kalıba dökün. 180 C ‘de 35 – 40 dakika pişirin.
Keki enlemesine ortadan ikiye ayırın. Ayrıca hazırlamış olduğunuz krem şantiyi, meyveleri(meyveleri çocuklar kendileri de kesip hazırlayabilirler),meyve şekerlemelerini vs koyun çocuğunuzun önüne istediği gibi döşesin. Ara katın döşemesi bitince üstünü kekle örtün. Geri kalan krem şanti ve süsleme için kullanmak istediğiniz diğer malzemelerle bırakın çocuğunuz harikalar yaratsın!

Hayatınızı Kolaylaştırın!

Bazen mutfakta yaşadığımız küçük problemler yüzünden gereksiz yere vakit kaybedebilir, sorunun üstesinden nasıl geleceğimizi bilemeyiz. Sizler için verdiğimiz püf noktaları, hem mutfaktaki pratikliğinizi ve bilginizi artıracak hem de zamandan tasarruf etmenizi sağlayacak…

DOMATES SOYARKEN…

Domatesi kaynar suya daldırıp bıçağın tersini üstünde ağır ağır gezdirirseniz kabuğu kolayca soyulur.

HAMUR AÇERKEN…

Hamur açarken kirlenen mutfak tezgahları, üstüne tuz serpilip nemli bir bezle silindiğinde daha kolay temizlenir.

BAŞAMEL SOS HAZIRLARKEN…

Ateşten alınmasına yakın içine çekilmiş ceviz, adaçayı ya da nane atılan beşamel sosun lezzeti güzelleşir.

PUDİNG YAPARKEN…

Puding soğurken üzerinin kaymak bağlamasını istemiyorsanız, daha sıcakken üzerine toz şeker serpebilirsiniz.

JÖLE YAPARKEN…

Jöle yaptığınız kabı soğuk suyla yıkayıp içine ince bir tabaka bitkisel yağ sürüldüğü takdirde, jöleyi kalıptan çıkarmak kolaylaşır. Kalıp sıcakken etrafına ıslak havlu sararak 1-2 dakika bekletmek de iyi bir çözümdür.

PORTAKAL SIKARKEN…

Portakalın suyunu iyice çıkarmak için sıkmadan önce bir süre soğuk suda bekletin.

SOĞAN SOYARKEN…

Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı su dolu bir tasın içinde soyun.

DONDURULMUŞ GIDALAR ÇÖZÜLÜRKEN…

Dondurulmuş gıdalar çözülürken sıcak ortamda bulundurulmamalı. Bakteri ve mikrop üremesine neden olacak bu uygulama yerine, buzdolabının en alt rafında kendi kendine çözdürmeye bırakmak daha doğru olur.

MAYONEZ HAZIRLARKEN…

Mayonez hazırlarken sos kesilirse bir yumurta sarısını 2-3 damla sirke ile çırparak yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa çırparak yedirin.

BAYAT EKMEKLER…

Bayat ekmekleri kare kare kesip kızarttıktan sonra soğutarak bir kavanoza koyup çorbalarıda kullanmak üzere buzdolabında saklayabilirsiniz. Robottan geçirip galeta unu gibi tüketmek de mümkündür. Ayrıca Bayatlamış ekmeklere yeniden tazelik kazandırmak için üzerlerine su serperek bir folyo kağıt içinde 5-10 dakika fırınlamak yeterlidir.

LAHANANIN KÖTÜ KOKUSU…

Lahananın pişme suyuna elma kabuğu katarsanız kötü koku hemen yok olur.

MISIR HAŞLARKEN…

Mısır haşlarken daha lezzetli olması için tencereye bir çay kaşığı şeker atın. Yıkadıktan sonra mısır kabuklarını da koyabilirsiniz.

PATATES PÜRESİ YAPARKEN…

Patates pürenize değişik bir koku vermek için içine bir miktar Hindistan cevizi atabilirsiniz.

PATLICAN PİŞİRİRKEN…

Patlıcanları pişirmeden önce tuzlayın ve bir süre bekletin. Daha sonra soğuk sütten geçirin ve kurulayın. Patlıcanlar daha lezzetli olacaktır.

TAZE PATATES SOYARKEN…

Evet yaz aylarındayız ve taze patatesler, pazar ve manavlarda yerlerini aldılar. Kızartması, salatası kısacası her şeyi bir başka lezzetli olan taze patatesin ince bir kabuğu olduğu için, bunu soymak pek çoğumuza zor gelir. Fakat patatesleri yıkarken bir bulaşık teli ile ovarsanız, kabuklarını da daha kolay soyabilirsiniz.

LİMON SUYU…

Siz de “nerede o eski limonlar!” diyenlerden misiniz? Artık şöyle bol sulu limon bulmak çok zor değil mi? Eğer limonu kullanmadan önce 1 dakika kadar sıcak fırında bekletirseniz, suyundan daha fazla faydalanabilirsiniz. Bir diğer önerimiz de, limonu sert bir zeminde yuvarlayarak kesmeniz.

HAMURUNUZ KURUMASIN…

Bazı hamur işlerinde kullanılan hamurları bir süre dinlendirmek gerekir. Eğer hamuru ağzı açık bir şekilde bekletirseniz, üzeri kabuk tutar ve kurur. Bunun için bekletme süresi boyunca, üzerini nemli bir bezle örtmeye özen göstermelisiniz!..

KEK YAPARKEN…

Kekin çökmemesi için, fırına koymadan önce hamuru kalıba döküp 20 dakika kadar dinlendirmek yararlı olur.

ETİN LEZZETİ…

Izgara yaptığınız ya da kavurduğunuz etlerin daha lezzetli olmasını istiyorsanız işte size çok pratik bir yöntem: Etleri, 1 kahve fincanı süt, 1 kahve fincanı soğan suyu ve 1 kahve fincanı zeytinyağı karışımı ile ovun. 10-12 saat kadar buzdolabında bekletip, daha sonra pişirin.

SEBZELERİN VİTAMİNİ…

Sebzelerin pişerken vitaminlerini kaybetmemesi, sağlıklı beslenmek için çok gereklidir. Bunun için sebzeleri yıkadıktan sonra suda bırakmamak, az miktarda tuzlu suda kısa süre pişirmek gereklidir. Ayrıca unutmamalısınız ki, en iyi pişirme şekli buharda pişirmek. Sebzeleri uzun süre pişirmekten ise mutlaka kaçınmalısınız.

BALIK TAZE Mİ?

Balık alırken tazesini seçmek için nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Taze balığın gözleri parlak ve dışarı çıkık olur. Pulları parlak ve gövdesine sıkıca yapışıktır. Solungaçları ise kırmızı ya da pembedir. Eğer balığı alıp eve getirdikten sonra tereddütleriniz varsa, soğuk su dolu bir kaba koyun. Balık hemen dibe çöküyorsa taze demektir.

YUMURTA KESERKEN…

Yumurta salatası yaparken, yumurtaları parçalamadan kesemiyorsanız, kullanacağınız bıçağı önceden sıcak suya koyup ıslatın. Yumurtaları ıslak bıçakla kesin.

SOSLU MAKARNAYI ISITIRKEN…

Özene bezene hazırladığınız makarna sosunu ısıtırken zorlanabilirsiniz. Mesela tencerenin dibi tutabilir ya da alt tarafı ısınıp üst kısmı soğuk kalabilir. Oysa ki makarna kabını kaynar su dolu tencerenin içine koyup (benmari usulü), bir süre ocakta bekletirseniz, bu sorundan kurtulmuş olursunuz.

PATATESLERİNİZ FİLİZLENMESİN…

Hemen hemen her yemeğe giren patates, sürekli elimizin altında olan sebzelerden biridir. Fakat bir de o filizlenmesi yok mu! Bunu önlemek için, patatesi kuru ve serin bir yerde saklamalısınız. Ayrıca patates torbasına atacağınız 1 adet elma da, yine filizlenmeyi uzun süre geciktirecektir.

SARMISAĞA ZEYTİNYAĞI KORUMASI…

Sarımsağa ihtiyacınız olduğu anlarda kabuğunu ayıklamaktan sıkılıyorsanız, fazla miktarda sarımsağı bir seferde soyun. Sonra da zeytinyağı dolu bir kavanoza atıp, burada saklayın. Bu şekilde hem uzun süre muhafaza etmiş hem de içinde bulunduğu yağla yemeklerinize, salatalarınıza ayrı bir lezzet kazandırmış olursunuz.

PEYNİRİ NASIL RENDELEYELİM…

Özellikle makarna ve hamurişlerine çok yakışan peyniri kolayca rendelemek için, buzluğa koyup burada 15 dakika bekletin. Bu işlemin ardından rendelemek de oldukça kolaylaşacaktır.

MANTARLARINIZ KARARMASIN…

Mantarla yemek hazırlarken, doğrandığı anda hemen kararması en büyük problemdir. Oysa ki mantarları tuzlu ve limonlu suda 5 dakika bekletip daha sonra pişirirseniz, böyle bir sorun kalmaz. Ayrıca mantarları muhafaza ederken kese kağıdında ve buzdolabında saklayın. Plastik torbalardan ise uzak durun çünkü yapış yapış olur.

MAYDONOZ…

Maydanoz, yemeklere farklı bir aroma ve özel bir lezzet katar. Fakat maydanozu, yemeği ateşten almadan önce katmaya dikkat edin. Çünkü pişmiş maydanoz hem acımsı bir tat kazanır hem de vitaminini kaybeder.

YAĞ SIÇRAMASIN…

Kızartma yaparken yağın sıçraması hem cildinize zarar verebilir hem de etrafa. Eğer kızartma yapacağınız sıvıyağın içine bir tutam tuz katarsanız, yağın tavanın dışına çıkmasını da önlemiş olursunuz!..Ayrıca kurutulmuş limon kabuklarını isli ve yağlı mutfak eşyalarını ovarken kullanabilirsiniz.

SALÇAYA HAVUÇ TAKVİYESİ…

Salçanızın çok ekşi olduğundan şikayet ediyorsanız, kavanozun içine 1 adet havuç rendeleyin. Hem ekşiliği alacak, hem de içine farklı bir aroma katacaktır.

Makarna Pişirmek Sanattır !

Şimdi “makarna pişirmekte ne var?” diyebilirsiniz ama makarnanın tadına varabilmek maharet ister. Pek çok kişi makarnayı güzelleştiren şeyin sadece sosu olduğuna inanır. Oysa ki makarnanın kendine has bir tadı vardır ve sosla birleşince lezzeti daha da artar. Bu nedenle makarnayı pişirirken bazı noktalara dikkat ederseniz, elde edeceğiniz sonuçtan çok daha fazla memnun kalırsınız!..

1) Makarna bol suda pişmeyi sever.

Makarna pişirmek için evde mutlaka derin ve yüksek bir tencere bulundurmalısınız. Mesela şöyle 5 lt. su alabilecek büyüklükte. Tencerenin alüminyum gibi hafif bir metalden olması, ateşin eşit dağılımını sağladığı için tercih edilir. Ayrıca iki kulplu olması da sizin için çok faydalı çünkü süzerken tencereyi kulplarından tutarak kaldırmak daha kolay olacaktır.

2) Makarna tuzu sever.

Makarnayı pişirirken, haşlama suyuna attığınız tuz konusunda eliniz açık olsun. Tuz, makarnanın tadını ortaya çıkarır. Mümkünse kaya tuzu kullanmalısınız. Tuzu, makarnanın suyu kaynadıktan sonra atmalısınız. Tabii tuzun erimesine fırsat verip makarnayı daha sonra katmanız da önemli!..

3) Makarna eşlik edilmeyi sever.

Makarnayı pişirme süresince arada bir karıştırmak için, tahta kaşık veya çatal edinmenizde fayda var. Suya kattığınız tuz erir erimez, makarnanın hepsini bir arada katmalısınız ki eşit derecede pişsin. Tencerenin dibinin yapışmasını önlemek ve makarnanın suya bıraktığı tadın tam olarak dağılmasını sağlamak için sık sık karıştırmalısınız.

4) Makarna dakikliği sever.

Makarnayı paketteki pişirme süresine uygun olarak pişirmelisiniz. Bu süre, makarnayı kaynar suya kattıktan sonra suyun tekrar kaynama noktasına gelmesiyle başlar. Yine de kendi ağız tadınıza uygun olması için paketin üstünde belirtilen süreden 2 dakika önce bir parça makarnayı alıp tadarak, kontrol etmenizde fayda var. Makarnayı tattığınız anda şeklini ve dokusunu değiştirmemeli ama yumuşak olmalıdır. İyi pişmemiş makarna hala sarı renktedir ve ortası serttir. Çok pişmiş makarna ise bütünlüğünü kaybedip ağızda dağılır.

5) Makarna fazla süzülmeyi sevmez.

Makarnayı süzmek için küçük delikli ve ayaklı bir süzgeç daha iyi olur. İri delikli süzgeçler pişme suyunun bir anda boşalıp makarnaların birbirine yapışmasına neden olur. Halbuki makarnanın cinsine göre nemli olrak bırakmakta fayda vardır. Böylece makarnanın, sosunu iyice özümsemesi sağlanır.
Makarna pişer pişmez süzülmelidir. Suyun içinde bıraktığınız her dakika, pişme süresine eklenecektir.
Makarnayı süzmeden önce pişme suyundan bir bardak kenara ayırmak faydalıdır. Makarnanın veya sosunun kuru olması durumunda bu sudan eklenerek ayarlama yapılabilir. Pişirme suyuna makarnanın tadı geçmiş olacağından bu suyla yapacağınız ilave, duru sudan daha lezzetli olacaktır. Makarna süzüldüğü zaman, kayganlığını yitirmeyecek kadar sulu kalmalıdır.

6) Makarna sosu sever.

Makarnanın sosunu daha çabuk yapmak isterseniz, geniş tabanlı açık bir tava veya küçük bir tencere işinize daha çok yarar. Bu, daha kısa sürede pişmesi gereken soslar için gereklidir. Yavaş pişmesi gereken soslar içinse, kenarları daha yüksek ve altı kalın tava veya tencereler kullanılmalıdır. Yüksek kenar buharlaşmayı yavaşlatır, kalın alt ise uzun pişme süresinde sosun tabana yapışmasını engeller. Makarnayı süzdükten sonra, sosla iyice karıştırmak için büyükçe bir çukur servis tabağınız olmalıdır.
Bu aşamada hız önemlidir. Makarna süzülür süzülmez sosla karıştırılmadır. Eğer makarnayı süzgeçte bekletirseniz makarnalar birbirine yapışır. Makarnanın soğumasını engellemek için, sosla ya sosu yaptığınız tencerenin içinde karıştırmalısınız. Isıtılmış servis tabağında karıştırmak da bir diğer çözüm. Sos, her bir makarna tanesine bulaşmalı ancak makarna sos içinde yüzmemelidir.
Doğru miktarda su kullanıyorsanız, makarnanızı suyunuz iyice kaynadıktan sonra katıyorsanız ve arada bir karıştırmayı ihmal etmiyorsanız, pişirme suyuna yağ eklemeniz gereksizdir. Ancak süzgeçte makarnayı biraz bekletecekseniz, bir parça yağ ile birbirlerine yapışmasını engelleyebilirsiniz.
Makarnayı servis yapmadan önce, herkesin masaya oturmasına dikkat etmelisiniz ki, sıcak sıcak ikram edebilesiniz.

Makarnanın Besin Değeri

1991 yılında ABD Tarım Bakanlığı tarafından yayımlanan ve günümüzde tüm beslenme uzmanlarının sağlıklı beslenmenin ana kuralı olarak kabul ettiği “Beslenme Piramidi”nin en alt sırasında yer alan (en çok tüketilmesi gereken karbonhidratlar grubu) bölümün içine ekmek, tahıl, pirinç ve makarna girer.

Besleyici özelliğinin yüksek olması nedeni ile, makarnanın öğünlerimizde ayrı bir önemi bulunur. Makarna, kompleks karbonhidratlar yani kalori içermesinin yanı sıra, vücudumuzun ihtiyacı olan lif, vitamin ve mineralleri de sağlayan karbonhidratlar grubuna girer. Makarnada A, B1, B2 vitaminleri ile demir, kalsiyum, fosfor, potasyum bulunur. Protein yönünden de bir hayli zengindir. Yağ ve sodyum oranı düşük olduğu için, kolesterol riski bulunmaz. Hatta çok az minör yağ bileşenleri ve yüksek oranda lineolik yağ asidi içerdiğinden, kolesterolü düşürücü etkisi bile vardır.

Metabolizmada kolay parçalandığından hemen enerjiye dönüşen makarna kolay hazmedilir. Makarna uzun süre tok tuttuğu içinde genel kanının aksine şişmanlatmaz. Spor gibi çok enerji gerektiren faaliyetlerde bulunan kişiler için makarna, özellikle tüketilmesi gereken bir besindir.

Makarnayla ilgili olan yaygın fakat yanlış bir düşünce de, sofralarımızda etin veya sebzenin yanında yenen yan yemek olduğudur. Oysa ki hafif bir sosla zenginleştirilmiş makarna, ana yemek olarak hem doyurucu hem de çok besleyicidir.

Makarna Besin Değerleri Tablosu

Bir Porsiyon Makarnanın Ortalama Enerji ve Besin Öğeleri

SADE MAKARNA
ENERJİ (kcal)/(Kj)
365 / 1538
PROTEİN (g)
11
KARBONHİDRAT (g)
76,5
YAĞ (g)
1,5
*Tel Şehriye, Arpa Şehriye Ve Diğer Tüm Sade Makarna Çeşitleri İçin Geçerlidir .

DİET LİFLİ SPAGETTİ

Sade Makarna
Diet Makarna
ENERJİ (kcal)/(Kj)
365 / 1538
348 / 1457
PROTEİN (g)
11
10,5
KARBONHİDRAT (g)
76,5
73,5
YAĞ (g)
1,5
1
DİET LİFİ(g)
1
4,65

KEPEKLİ SPAGETTİ

Sade Makarna
Kepekli Makarna
ENERJİ (kcal)/(Kj)
365 / 1538
321 / 1343
PROTEİN (g)
11
12,42
KARBONHİDRAT (g)
76,5
66,5
YAĞ (g)
1,5
0,6
ÇÖZÜNMEYEN DİET LİFİ(g)
0,78
8,18
TOPLAM DİET LİFİ(g)
1
12,15

SÜTLÜ MAKARNA
ENERJİ (kcal)/(Kj)
360 / 1507
PROTEİN (g)
13,90
KARBONHİDRAT (g)
71,80
YAĞ (g)
1,00
KALSİYUM (mg)
79,00
MAGNEZYUM(mg)
50,20
FOSFOR(mg)
177,60

SOYALI MAKARNA
ENERJİ (kcal)/(Kj)
356 / 1490
PROTEİN (g)
15,40
KARBONHİDRAT (g)
69,00
YAĞ (g)
1,40

DOMATESLİ MAKARNA
ENERJİ (kcal)/(Kj)
336 / 1405
PROTEİN (g)
11,00
KARBONHİDRAT (g)
68,20
YAĞ (g)
1,30

YUMURTALI MAKARNA
ENERJİ (kcal)/(Kj)
359 / 1500
PROTEİN (g)
14,03
KARBONHİDRAT (g)
69,4
YAĞ (g)
2,8

PİYALE PİYOTTO

Sade Piyotto
Çeşnili Piyotto
ENERJİ (kcal)/(Kj)
365 / 1538
365 / 1538
PROTEİN (g)
11
11
KARBONHİDRAT (g)
76,5
76,5
YAĞ (g)
1,5
1,5
NİASİN (Vit. PP)/NİACİN (mg)
1,7
6,72
DEMİR/ (mg)
1,3
3,27
TİAMİN(Vit. B1)/THİAMİN(mg)
0,09
0,99
RİBOFLAVİN(Vit. B2)/RİBOFLAVIN(mg)
0,06
0,43

Meyve Sağlıktır

Meyve, doğanın bize sunduğu en özel lütuflardan biridir. Işıl ışıl meyvenin tazesini yemeye doyamayız. Kurusunu keyifle tüketir, kompostosuyla yemeklerimizi lezzetlendiririz. Küçük büyük herkes suyunu severek içer. Dondurması yaz aylarının ferahlatıcı tatlarından biridir. Tabii sağlığımıza olan faydalarını da unutmamak gerekiyor:

Meyvelerdeki yüksek C vitamini, hastalıklara karşı vücut direncimizi artırır.

Bahar yorgunluğunu üstümüzden atmamıza yardımcı olur.

Bedensel ve ruhsal strese karşı bizi kuvvetli kılar.

Açlığımızı bastırarak, fazla yememizi engeller.

% 80 oranında su içerdiğinden, şişmanlığa neden olmaz.

Meyveleri tüketmenin en etkin yolu meyve sularıdır. Meyve suları, meyvelerin ihtiva ettiği yararları sunmasının yanı sıra, serinletici ve ferahlatıcı etkileriyle kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar. Meyvelerin sağlığımıza olan faydaları ile ilgili daha detaylı olarak bilgi edinmeye ne dersiniz?

MEYVELER
VİTAMİNLER/MİNERAL İÇERİĞİ
YARARLARI

ŞEFTALİ

C vitamini
Potasyum
A vitamini
B3 vitamini
Folik Asit
Kalp ve kansere karşı korur,
Sindirim sistemini çalıştırır hazmı kolaylaştırır,
Böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar,
İdrar sökücüdür.

KAYISI

A vitamini
Potasyum
B3 vitamini
Betakaroten
Betakaroten, kanserin,özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcıdır,
İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır,
Kan yapıcı,cildi ve saçı canlı tutma özelliği vardır,
Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir,
Kansızlığa iyi gelir,
Sinirleri gevşetip uyku verir.

VİŞNE

Karbonhidrat
A vitamini
Potasyum
Şeker oranı kirazınkinden düşük olduğu için daha az kalori içerir,
Diyareyi keser,idrar söktürücü özelliği vardır,
Ateş düşürür,susuzluğu giderir.

PORTAKAL

C vitamini
Karbonhidrat
Potasyum
Folik Asit
Bioflavin
Soğuk algınlığı, grip, incinme, kalp hastalıkları ve felçten korur,
Portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller,
Ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar,
İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır,
Kanın pıhtılaşmasını,mide ve pankreas kanserini önleyici etkisi vardır,
İçerdiği yüksek potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.Aynı zaman da potasyum cildin kuruyup kırışıklıkların oluşması da önler,
Bağırsak gazlarını söker,bağırsak parazitlerinin dökülmesini sağlar,
Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar,
Safra salgısını arttırır.

MUZ

Karbonhidrat
Potasyum
A vitamini
Folik asit
Kalbe ve kas sistemine yararlı,
Yorgunluğu ve ishali giderici özelliği vardır,
Yüksek tansiyonu önleyici özelliğe sahiptir,
Uykuyu düzene sokar,
Ülseri önler ve ülser yaralarının tedavisine yardımcı olur,
Kolesterolü düşürücüdür ve migren ağrısına faydalıdır,
Böbrek ve eklemlerdeki iltihaplanmalarda tedavi edici özelliğe sahiptir.

GREYFURT

Karbonhidrat
Potasyum
A vitamini
Folik asit
C vitamini
Sindirimi uyarır,
Diş etlerinin kanamasını azaltır,
Soğuk algınlığına iyi gelir,
Kolesterolü düşürür,
Kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır,
Mide ve pankreas kanserlerine yakalanma riskini azaltır,
Tansiyonu dengeler,
İdrar sökücü özelliği vardır.

ELMA

Karbonhidrat
Lif
Potasyum
B3 vitamini
Pektin
Böbreklerin temizlenmesine yarar,
Baş ağrısına iyi gelir,
Kolesterolü düşürür,
Yüksek tansiyonu düşürür,
Kan şekerini kontrol altında tutar,
Romatizma ve gut hastalığına iyi gelir,
Uykusuzluğa iyi gelir,
Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar,
Elma + kereviz/maydanoz yorgunluğa iyi gelir,
Elma+kızılcık suyu veya elma+ananas+üzüm suyu gribe iyi gelir,
Elma+armut suyu kabızlığa iyi gelir.

ÇİLEK

Karbonhidrat
Lif
Demir
Potasyum
B3 vitamini
Folik asit
C vitamini
Sigara dumanının etkilerini azaltır,
Çocuk felci ve ağız-deri yaralarına yol açan virüsleri öldürücü etkisi vardır,
Kansere yakalanma riskini azaltır,
Mide ve bağırsak zayıflıklarını giderir,
Sakinleştirici etkisi vardır,
Safra kesesi hastalıklarına iyi gelir,
Yüksek ateşi düşürür,
Suyuyla gargara yapılırsa diş taşlarının oluşmasını engeller,
Cilde canlılık kazandırır.

ANANAS

Potasyum
A vitamini
C vitamini
Kalsiyum
Magnezyum
Fosfor
Bakteri ve parazitlerle savaşmaya yarar,
Sindirimi kolaylaştırır,
İltihaplanma riskini azaltmada ve yaraların hızla iyileşmesini sağlamada etkilidir.

MANGO

A vitamini
C vitamini
E vitamini
Demir
Böbreklere faydalıdır,
Kanı temizler,
Sindirimi hızlandırır,
Asitli yiyecekleri nötralize eder.

PAPAYA

A vitamini
C vitamini
Sindirimi kolaylaştırır,
Vücutta parazitlere karşı savaşır,
Kansere karşı koruyucu etkisi vardır,
Bağırsaklarda oluşan gazı alarak genel anlamda bağırsakları temizler.

* Belirtilen vitamin ve mineraller, seçilen meyvelerde yoğun şekilde bulunmaktadır. Bu meyveler birçok farklı vitamin ve mineral içerseler de, bunların yoğunluğu ikinci planda kaldığından, burada hepsine yer verilmemiştir.

Sağlıklı beslensin

Çoğu annenin ana problemi olan çocuğunun sağlıklı beslenip beslenmediği sorusuna çocuk doktoru Dr. Şirin Göker Seçkin şu açıklamalarda bulunuyor:

Çocuk sağlığı, bağışıklık sistemi, büyümesi, gelişmesi, öğrenme yeteneği ve psikolojik yapısı beslenme biçimine bağlıdır. Çocuklukta kazanılan doğru beslenme alışkanlıkları ileri yaşlarda gelişebilecek damar sertliği, şeker ve kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, kemik erimesi, kireçlenme ve kimi kanser türlerinden korunmasını sağlar. Yetersiz beslenme çocuklarda boy kısalığına neden olurken, sinir sistemi de gelişmeyeceğinden zekada kalıcı geriliğe bağlı okul ve meslek yaşamında başarısızlık görülebilir. Ucuz gıdalarla da sağlıklı beslenme sağlanabilir.

Çocuğun beslenmesi için gerekli maddeler normalde yediğimiz çeşitli besinlerde bulunur. Bunları gruplara ayırmak gerekirse;

Proteinler
Karbonhidratlar
Yağlar
Mineraller
Vitaminler
Su

Sağlıklı beslenmenin ana kurallarını sıralarsak;

Tek tip beslenmeden kaçınılmalı, çeşitli gıdalar tüketilmeli
İdeal kilonun korunmasına dikkat edilmeli
Fazla yağlı ve kolesterollü yiyeceklerden kaçınılmalı.
Yeterli lif-kepek içeren gıdalar alınmalı.
Fazla şeker ve tuz tüketilmemelidir.

Çocuklara doğru beslenme alışkanlığı verilmesi bebeklikten başlar. Çocuğun damak zevkini kişisel deneyimleri kadar anne-baba ve kardeşlerin damak zevki ve televizyon etkiler. Örneğin evde beyaz ekmek yiyen bir ailenin çocuğu kepekli ekmeğe karşı bir isteksizlik gösterir. Halbuki çocukluktan beri kepekli ekmek yemeye alışmış bir çocuk tüm yaşamı boyunca kepekli ekmeği tercih edecektir. Çocuğa değişik yemek çeşitleri sunarak çeşitliliğe alışması sağlanmalıdır.

Çocuklara doğru beslenme alışkanlığı kazandırılırken ceza veya ödüllendirme yöntemi kullanılmamalıdır. İstenilen besini yediği zaman sadece “aferin” gibi övücü bir söz söylemek yeterli olacaktır.

Tüm çocukların ağız tadı zaman zaman değişir .Bazı besinleri tercih ettikleri, bazılarını ise şiddetle reddettikleri dönemlerden geçerler .Özellikle 1-2 yaş çocuklarında bazı öğün az yeme ya da hiç yememe görülebilir. Bu yaşın özelliğidir, önemsenmemelidir. Bu dönemlerde sevilmeyen besin 3-6 ay arayla tekrar sunulabilir.

Çocukların aç olmadıkları ya da istemedikleri saatlerde yemek yemeye veya istemedikleri bir besini yedirmeye zorlamak beslenme sorunlarının gelişmesine yol açar. Bu nedenle yemek saatleri konusunda katı olunmamalı, çocuğun acıkma ritmine uyulmalıdır. Ayrıca yalnızca kahvaltıda yenilen besinler veya akşam yenilebilir besinler gibi düzenlemeler yapılmamalıdır. Çocuk istiyorsa akşam yemeğinde kahvaltı etmenin veya kahvaltıda makarna veya sebze yemenin çocuğa hiçbir zararı yoktur.

Et yemeyen veya süt içmeyen çocuk için hemen üzülmeye gerek yoktur. Gün içinde yoğurt, peynir ,yumurta veya fıstık ezmesi yiyen çocuk protein ve kalsiyum ihtiyacını karşılamaktadır.

Tatlı yerine genelde meyve arada bir de evde yapılan tatlılar verilmelidir. Örneğin aşure, kuru üzüm, incir, havuç, ceviz gibi yemişler katılarak yapılmış kurabiyeler, kekler, sütlü tatlılar uygundur. Tatlı pişirilirken şeker yerine incir, üzüm, kayısı, dut gibi meyve kuruları, konsantre meyve suları, pekmez, tahin veya bal kullanılabilir. Bu sayede boş şeker yerine bir miktar protein, nişasta, vitamin ve lif yemeleri sağlanabilir.

Özetle 1 yaşından itibaren çocuğun

Proteinler (et, balık, tavuk, yumurta, baklagiller)
Sütlüler( bol kalsiyum ve protein içeren süt, peynir, yoğurt vb)
Meyve ve sebzeler (özellikle bol A ve C vitamini içerikli)
Tahıllar nişastalılardan (bol karbonhidrat içerikli un, patates, makarna, vb.)

oluşan dört ana besin grubunu içeren karışık bir diyeti olmalıdır.

PROTEİNLER : Büyüme, gelişme, hücre ve dokuların yenilenmesi için, bağışıklık sisteminin gelişmesi için gerekli olan proteinler anne sütü, inek sütü, süt ürünleri, et, balık, deniz ürünleri, yumurta, baklagiller ve soya fasulyesinde bulunur.

BAKLAGİLLER: Kırmızı mercimek, nohut, kuru fasulye protein, demir ve B vitaminlerinden zengindir. Ancak baklagillerin hayvansal kaynaklı protein değerini tam olarak karşılayabilmesi için pilav üstü nohut veya kuru fasulye gibi birden fazla baklagilin bir arada verilmesi gerekir. Tarhanada buğday unu, nohut, yoğurt ve çeşitli sebzelerden hazırlanmış besin değeri yüksek bir gıdadır. İçerisinde protein, demir, kalsiyum ve çeşitli vitaminler bulunur.

BALIK: Yüksek protein içermesinin yanı sıra kalsiyum, fosfor, demir, A ve D vitamini içermesi balığı besin yönünden çok değerli kılar. Ayrıca sinir sistemi ve görme işlevinin gelişmesinde önemli rolü olan omega yağ asitleri yalnız balıkta,balık yağında ve deniz ürünlerinde bulunur.

KARACİĞER: Demir, protein, A ve D vitamini yönünden zengindir. Haftada 1-2 öğün yedirilmesi yeterlidir. Sık kırmızı et yeniyorsa hiçte verilmeyebilir.

YOĞURT: Yüksek miktarda protein ve kalsiyum içerdiğinden çok değerli bir besindir. İnek sütünden yapılmasına karşılık mayalandığı için daha az alerjiktir. Bebek ya da çocuk sade yoğurdu yemek istemezse demir açısından zengin olan pekmez veya meyve karıştırılabilinir.

PEYNİR: İnek,koyun ve keçi sütünden üretilen peynirler kalsiyum ve protein açısından zengindir. Yumuşak peynirlerin yağ ve kolesterol oranı yüksek olduğundan kalsiyumdan zengin olan sert peynirlerin verilmesi tercih edilmelidir.

SÜT: Protein ve kalsiyum açısından zengin olmasına karşın, demir içeriği düşük olduğundan süt demir eksikliğine yol açabilir. Dengeli beslenmeyi bozmamak için günde 600ml’den fazla süt içilmemelidir. Sinir sistemi ve görme fonksiyonun gelişmesi için önemli olan yağ asitlerinden, C vitamini ve çinko yönünden de fakirdir. Çok alerjik bir gıda olduğundan sürekli burun akıntısı, astım, tekrarlayan orta kulak iltihabı gelişmesine, kuru-hassas cilt egzamaları gelişmesine neden olabilir. Sindirimi de zor olduğundan 2 yaşından önce verilmesi pek tavsiye edilmez.

DONDURMA: Süt, şeker ve salepten yapıldığı için iyi bir vitamin,protein ve enerji kaynağıdır.Dondurma yiyen çocuklarda diğerlerine nazaran daha fazla boğaz iltihabı görülür diye bir şey yoktur.

ET : Besin değeri azalabileceğinden buzluktan çıkarılan dondurulmuş et çözülmeden pişirilmemelidir. Mikro dalga fırında hızla çözmek en uygun yöntem olmakla beraber mikro dalga fırın yoksa sıcak suda eritilmeye çalışılmalıdır. Eti oda ısısında çözmeye bırakmak sağlıksızdır.

Etin suyunu bırakması besin değerini azaltacağından tavanın önceden kızdırılmasında fayda vardır.

Bebeklere hazırlanan sebze çorbalarına katılarak pişirilen etin demir içeriği azalırken sebze püresinin gereksiz yere kalorisi artar.Bu nedenle etin sebze çorbasından ayrı pişirilerek bilahare çorbaya katılması tavsiye edilir.

KARBONHİDRATLAR : Karbonhidratlar enerji verirler. Şeker, reçel gibi boş kalori içeren besinler yerine bal, meyve şekeri, pekmez gibi ayrıca demir içeren karbonhidratların tüketilmesi daha yararlıdır.

Sebzeler, meyveler, pirinç, buğday, yulaf ezmesi gibi tahıllar, kepekli ekmek ve makarna çeşitli vitaminler, mineraller ve lif de içerdiklerinden tüketilmesi daha sağlıklı karbonhidratlardır.

YAĞLAR : Sinir sistemi iki yaşına kadar gelişiminin %95’ini tamamlar. Sinir kılıflarının yüzeyi yağlarla kaplandığı için her gün diğer besinlerle birlikte bir miktarda yağ alınmalıdır. Kuyruk yağı, tavuk derisi gibi hayvansal yağlar kolesterol yüksekliğine yol açarak kalp hastalıklarına neden olabildiklerinden genel kural olarak hayvansal yağlardan uzak durulmalıdır.

Zeytinyağı, ay çiçek yağı, mısırözü yağı, pamuk yağı, soya fasulyesi yağı sağlıklıdır. Haşlamalar kızartmalara tercih edilmelidir.

MİNERALLER : Çocuklarda özellikle iki mineral çok önemlidir; kalsiyum ve demir. Süt ve süt ürünleri kalsiyum açısından zengindir.

DEMİR: İnsan bedenindeki her hücrenin yapısında demir vardır ve oksijen taşımak gibi önemli bir rol üstlenmiştir. Bezelye, mercimek, fasulye gibi baklagillerdeki demir ıspanaktakinden çok daha fazladır. Ciğer, kırmızı et, deniz ürünleri, kuru kayısı, erik, baklagiller, badem, kuru üzüm, bira mayası demir içeriği en yüksek olan gıdalardır. Ancak kırmızı etin içinde bulunan demirin emilimi daha zordur. Vitamin C ise demir emilimini arttırır.

VİTAMİNLER : Sanılanın aksine vitaminler iştah açıp kilo aldırmazlar. Ancak vitaminler vücuda alınan bazı besinlerin daha iyi değerlendirilmelerine yardımcı olurlar. Ayrıca vücudun bağışıklık sistemini güçlendirirler. Genelde yeterli ve dengeli olarak balık, meyve, sebze, tahıl ve süt ürünleri alan kişilerde vitamin eksikliğine rastlanmaz. Besinleri aşırı kaynatmak ,haşlamak içindeki vitaminlerin azalmasına yol açar. C ve B vitaminlerinin gerekenden fazlası idrar yoluyla atılır. Ancak yağda çözülen vitaminler için durum farklıdır. D vitaminin fazlası zehirlenmeye yol açar. Hamilelikte alınan yüksek dozda vitamin A doğacak bebekte çeşitli sakatlıklara yol açabilir. Meyveler, sebzeler ve baklagiller vitamin açısından zengin besinlerdir.

MEYVELER: Vitaminler en yoğun olarak kabuğa yakın bölgede bulunur. Bu nedenle kabuklar ince soyulmalıdır. Meyveyi kabuğu ile birlikte vermek son zamanlarda artan çevre kirliliği ve kullanılan böcek ilaçları nedeniyle pek sağlıklı değildir. Meyveler kurutulduğunda veya kaynatıldığında içerdikleri C vitamini miktarı azalır. Meyve ve sebzeler derin dondurucuda besin değerlerini kaybetmeden 2 ay saklanabilir. Bir bardak taze sıkılmış portakal suyu veya bir portakal 2 günlük C vitamini ve günlük A vitamini ihtiyacını karşılar.

SEBZELER: Vitaminler ve mineraller açısından zengin olan sebzeler aynı zamanda bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olan lifler açısından da zengindir. Az sebze yenmesi kabızlığa yol açar. Havuç, patates, kabak, kereviz, avokado (antioksidan maddeler açısından çok yararlıdır), ıspanak, semiz otu, tatlı kırmızı biber(paprika), enginar, taze bezelye, brokoli, karnıbahar, brüksel lahanası, maydanoz (A vitamini açısından çok faydalı) ve taze nane çocuğa korkmadan verilebilir.

Bol A ve C vitamini içermesine rağmen domates alerjiye yol açabileceğinden yedi aylık bebeklerden küçüklere verilmez.

Bakla favizm hastalığına yol açabileceğinden bir yaşından küçüklere tavsiye edilmez.

Patlıcan vitamin ve mineral yönünden fakir olduğu kadar nikotinde içerdiğinden çocuklara yedirilmesi önerilmez.

Beyaz ve kara lahana, pırasa, soğan ve sarımsak bebeklerde gaz yapabileceği için ancak 9. Aydan itibaren denenebilir.

Ispanak, şalgam, pancar ve havuç nitrat içerdiklerinden taze alınmalı ve uzun süre bekletilmeden gün içinde pişirilmelidir. Diğer sebzeler ise 48 saat buzdolabında saklanabilir.

Sebzelerin besin değerini korumak için kendi buharında ya da çok az suda pişirmek en sağlıklı yöntemdir.

Çocuklar canlı görünümlü sebzeleri daha çekici bulduklarından pişirilirken az miktarda limon suyu veya sirke katılarak sebzelerin canlı renkli kalması sağlanabilir.

Sebze püresi derin dondurucuda 2 ay, buzlukta 1 ay, buzdolabında ise 48 saat besin değerini kaybetmeden saklanabilir.

Bir de yemek yese

Genelde tüm annelerin şikayet ettiği konuların başında gelir çocuğunun yemek yememesi. Otoriter bir sesle çocuğun önündeki tabağı bitirmeye zorlamak ya da anlayışlı ve sevecen davranmak; bunların hiç birisi, “yemek” söz konusu olduğu zaman çocuğunuzun üzerinde etkili olmayabilir. Küçük yaşlarda elde edilen beslenme alışkanlıklarının onun ilerki yaşlarında vücut yapısı ve sağlığı üzerinde etkili olacağını düşünürsek, bu durumu ciddiye almanız elbette ki kaçınılmaz. Fakat klasik yöntemleri uygulayarak çocuğunuz üzerinde baskı kurmak yerine, yemek yemeyi sevmesi hatta bundan keyif alması için küçük hilelere başvurabilirsiniz.

Yemekleri tabağa azar azar koyarak, çocuğunuzu önündeki tepeleme tabağı bitirmek stresinden arındırmalı, daha fazla istemesine fırsat tanımalısınız. Böylece çocuk, kontrolün kendi elinde olduğu hissine kapılır.

Genellikle canlı renkler çocukların ilgisini çeker. Bu nedenle yemekleri renklendirmekte, sebzeleri rengi canlı kalacak şekilde pişirmekte fayda vardır. Sebzeler pişirilirken az miktarda limon suyu ya da sirke eklemek, renklerinin daha güzel görünmesini sağlayabilir. Ayrıca desenli, renkli tabaklarda yapılan servis de, çocuğun ilgisini masada tutmak ve iştahını arttırmak açısından yararlıdır.

ÜÇ RENKLİ MAKARNA

Makarna, çocukların en sevdiği yiyecekler arasında gelir. Dolayısıyla makarnayı, sebze, tavuk, et, kıyma gibi, çocuğunuzun yemesini istediğiniz besinlerle hem renklendirebilir hem de çocuğun sağlıklı bir öğün geçirmesini sağlamış olursunuz.
1 paket 3 renkli Piyale Piyotto makarna
50gr. bezelye
1 adet havuç
1/2 kırmızı iri dolmalık biber (paprika)
çok az zeytinyağı
tuz

Bezelye, havuç ve dolmalık biberi doğrayıp, az suda haşlayın. Başka bir tencerede paketteki pişirme talimatına göre makarnayı haşlayın ve süzün. Daha sonra, tencereye biraz zeytinyağı koyun ve makarnayla birlikte sebzelerle karıştırın. Renkli makarnanız hazır.

ÜÇ RENKLİ MÜCVER

Normalde kabakla yapılan mücveri üç sebze ile yaparak hem yemeği renklendirebilir hem de besin değerini arttırabilirsiniz. Ayrıca mücverin içine konan yumurta, peynir, un gibi diğer malzemelerle de, tüm besin öğelerini içeren bir öğün yaratmış olursunuz.

1 kabak
1 havuç
1 patates
1 büyükçe soğan
3 yumurta
2 çorba kaşığı PİYALE un veya nişasta
maydanoz,dereotu,taze nane
galeta unu
beyaz peynir
kaşar peyniri
tuz,karabiber

Kabağı rendeleyin ve suyunu iyice sıkın. Havuç ve patatesi de rendeleyin. Soğanı küp küp doğrayın. Hepsini karıştırın. Yumurtaları, unu, ince kıyılmış yeşillikleri, dilediğiniz kadar beyaz peynir ve kaşar peyniri de ekleyin. Yeteri miktarda tuz ve karabiber katın. Hepsini tekrar karıştırın. Kızartmak isterseniz bolca ısıttığınız sıvıyağ birer kaşık bu karışımdan dökün ve her iki tarafı da kızarıncaya kadar pişirin. Mücver kolay çevrilmezse yumurta ekleyebilirsiniz. Fırında yapmak isterseniz ki, bu daha sağlıklıdır, fırın kabının dibini yağlayın. Kabın altını ve kenarlarını galeta unuyla kaplayın. Karışımı dökün ve 180 derece fırında 40 dakika pişirin.

Çocuklar genelde kendi başlarına bir şeyler yapmaktan gurur duyarlar. Onların yemek yapımına yardım etmeleri, yemeği kendilerinin yaptığı hissine sahip olmalarına yarayacak hatta yemeği size de ikram etmekten
büyük keyif alacaktır. Örneğin sadece çorbayı karıştırmak bile onlara bu duyguyu yaşatacaktır.

PİZZA

Çocukların bu çok sevdiği yiyeceği evde yapabilir, istediğiniz besinleri ekleyerek besleyici özelliğini artırabilirsiniz. Pizzanın üstüne koymak istediğiniz sebzeleri, salamı, mantarı vs. çocuğunuza doğratarak da (elbette ki sizin yanınızda) onun el becerisinin gelişmesine ve kendine olan güveninin artmasına imkan sağlayacaksınız .

Hamur
200 gr PİYALE un
10 gr yaş maya
1/2 çay kaşığı tozşeker
1/2 kahve fincanı ılık su
3 çorba kaşığı sıvı yağ
1/2 çay kaşığı tuz
üzerine kaşar yada dil peyniri

Un, şeker, tuz, yağ ve ılık suyu bir kaba koyun. Mayayı parçalayarak üstüne ekleyin. Robot veya el mikseri ile, tüm malzemeler iyice özleşene kadar iyice karıştırın. Makineyi en üst seviyeye getirerek, hamur kabın kenarlarından ayrılmaya başlayıncaya kadar, yaklaşık 5-6 dakika karıştırın. Pizzayı yapmak istediğiniz kabı iyice yağladıktan sonra, hamuru elle veya oklavayla kaba yayın. Üstüne istediğiniz malzemeleri yerleştirdikten sonra, en üstünü rendelenmiş kaşar veya dil peyniri ile kaplayın. Fırına koymadan önce, 15 dakika hamurun şişmesini bekleyin. 200 derece fırında 40-45 dakika pişirin (Pizzanızı daha pratik yoldan hazırlamak isterseniz, fırından alacağınız ekmek hamurundan faydalanabilirsiniz).

ŞEKİLLİ SANDVİÇ

Çocuklar genelde besin değeri daha yüksek olan kepekli ekmeği yemekten hoşlanmazlar. Onlara bir dilim beyaz, bir dilim kepekli ekmekten oluşan sandviçler yapabilir veya kendilerine yaptırabilirsiniz. Ekmekleri kare, üçgen, dikdörtgen, baklava gibi şekillerde kesin (Böylece çocuklarınıza şekilleri de öğretebilirsiniz). Dilerseniz şekilli kalıplar da kullanabilirsiniz. Çocuklarınız bıçak kullanabilecek yaşta iseler, ekmekleri kendileri de kesebilirler. Krem peynir, dilimli peynir, ton balığı, mayonez, hardal, ketçap, salam, zeytin ezmesi gibi sandviç malzemelerini önlerine koyarsınız, sandviçlerini kendileri yapacak ve afiyetle yiyeceklerdir.

Trafik Lambası Sandviçleri
6 dilim beyaz tost ekmeği
6 dilim kepekli tost ekmeği
2 çorba kaşığı krem peynir
6 adet kiraz domates
2 dilim cheddar peyniri
2 adet dilimlenmiş salatalık turşusu ( kornişon)

Ekmeklerin kenarlarını kesin ve ortadan ikiye bölerek 24 adet dikdörtgen elde edin.bunların 12’sinin üzerine krem peynir sürün. Diğer ekmeklerin üzerine tarfik lambasının ön yüzünü oluşturmak üzere 3’er adet 2cm. eninde daireler kesin. Kiraz domateslerden kırmızı ışığı yapmak üzere daireler kesin. Krem peynir sürülmüş ekmeklerin üzerine bir adet daire şeklinde kesilmiş domates, bir adet 2 cm eninde kesilmiş cheddar peyniri ve 1 adet turşu dilimi yerleştirin. Üstüne delikler açmış olduğunuz ekmek dilimlerini üstüne koyun.

Yapılan yemeklerin içinde şekilli malzemeler kullanarak veya şekilli yemekler yaparak, bunlarla ilgili hikayeler yaratabilirsiniz. Böylece çocuk, yemek yeme stresini üstünden atacak, ilgisini hikayeye yönlendirecektir.

TEREYAĞLI KURABİYE

Yapması kolay ama biraz vakit alan kurabiyeleri çocuğunuzla beraber yapabilir, böylece çocuğunuzla vakit geçirerek, onun sizinle ortak bir iş yapmanın keyfini çıkarmasını sağlayabilirsiniz. Bu şekilde çocuğunuz da hem eğlenecek hem de öğrenecektir. Kurabiye hamurundan hayvan şekilleri yaparak hayvanları çocuğunuza öğretebilir, hatta bunlardan hayvanat bahçesi kurabilirsiniz. Yılbaşı zamanı ağaç, Noel Baba figürleri yapabilir, bu şekilde çocuğunuzla yılbaşına hazırlanabilirsiniz. Ayrıca çocuğunuz için kendi yaptığı kurabiyeleri yemek de ayrı bir mutluluk olacaktır.

3 haşlanmış yumurtanın sarısı
250 gr tereyağ
2 adet çiğ yumurta sarısı
250gr şeker
2 paket vanilya
500 gr PİYALE un
2 çorba kaşığı süt

Haşlanmış yumurta sarılarını, tereyağını, 1 adet çiğ yumurta sarısını, şekeri ve vanilyayı karıştırıp unu ekleyin. Hamur kıvamına gelinceye kadar yoğurun. 1/2 cm. kalınlığında açın ve şekilli kalıplarla kesin. 1 yumurta sarısı ile sütü karıştırın. Fırçayla kurabiyelerin üstüne sürün. 180 derece fırında, üstleri pembeleşinceye kadar yaklaşık 30-40 dakika pişirin.

YUMURTALI ISPANAK

Demir deposu ıspanağı çocuğunuza sevdirmek için, hazırlayacağınız ıspanak püresini tabağın alt köşesine çimenlik gibi yayabilir, üst tarafa da yağda pişmiş bir yumurtayı güneş gibi koyabilirsiniz. Şekilli kalıplarla ekmekten havyanlar kesip onları da çimenliğin (ıspanağın) üstüne yerleştirerek çocuğunuza bir hikaye yaratabilirsiniz.

500 gr Ispanak
1 orta soğan
100 gr Lor Peyniri

Biraz sıvıyağda küp küp doğranmış soğanları pembeleşinceye kadar kavurun. Ispanakları ekleyin ve kısık ateşte haşlayın. Su eklemenize gerek yok çünkü ıspanak suyunu bırakacaktır. Ispanak haşlandıktan sonra robotla ya da el mikseri ile püre haline getirin. Tuz, karabiber ve lor peyniri ile, peynir tamamen dağılıncaya kadar karıştırın.

Küçük oyunlar yaratmak da çocuğun yemek stresinden uzaklaşmasını sağlar. Örneğin yemek dolu kaşık bir kuş olup, çocuğun ağzı ağaç olabilir. Kuş gelir, ağaca veya dala konar. Bu, uçak- hava alanı, arı- çiçek, araba- garaj vs. gibi çeşitlendirilebilir. Bu tarz oyunlarla çocuk hem eğlenir hem de yemek yer!


Bir önceki yazımda « makalem var.
admin

Doğru, Güzel ve Adil olan her şeyi sever, efendiliğe bayılır. Yalandan dolandan ikiyüzlülükten nefret eder.

ETİKETLER :

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?