Peygambere İman Tevhidin Bir Gereğidir

yorum yok
499 kez görüntülendi okuma
8 Mart, 2016

P6n3Jb

PEYGAMBERE İMAN TEVHİDİN BİR GEREĞİDİR

Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz
şöyle buyuruyor: “De ki: ‘Eğer Allah’ı seviyorsanız
bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı
bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok
merhamet edendir.’ ”
1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz
(s.a.s) şöyle buyuruyor: “Gönülden tasdik ederek
Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in
O’nun resûlü olduğuna inanan kimseye Allah,
cehennemi haram kılar.”2

İman esasları Allah’ın varlığını, birliğini, eşsiz
ve ortaksız olduğunu kabul etmekle başlar. İman
esaslarından biri de peygamberleri, ayrım
yapmaksızın kabul etmektir. Bizler, Müslüman
olmanın bir gereği olarak bütün peygamberlere,
nübüvvet zincirinin son halkası Muhammed
Mustafa’ya (s.a.s) ve onun tebliğ ettiklerinin
tamamına şeksiz şüphesiz iman ederiz. Bu imanımızı
kelime-i şehadetle gönülden tasdik ederiz.
diyerek
tevhide olan bağlılığımızı, Efendimize olan iman ve
sadakatimizi dile getiririz.
Aziz Müminler!
Peygamber Efendimiz (s.a.s), Allah’ın
aramızdan seçtiği, müjdeleyici ve uyarıcı olarak
görevlendirdiği, kitabı ile şereflendirdiği son
peygamberdir. O, Rabbimizden aldığı vahyi kusursuz
bir şekilde bize ulaştırmış, anlatmış, açıklamış ve
yaşamıştır. Bu yüzden ona iman eden, Allah’a iman
etmiş; onu inkâr eden de Allah’ı inkâr etmiş olur.3
Peygamberimiz, bütün insanlığa gönderilmiş bir
rahmet vesilesi ve hidayet rehberidir. O, bizlere
varoluşumuzun gayesini haber vermiştir. Allah’a kul
olmanın, O’nun rızasını ve cennetini kazanmanın
yollarını öğretmiştir. Peygamber Efendimiz, özüyle ve
sözüyle, her haliyle bizler için ahlak, iffet, şefkat,
merhamet ve adalete dair muhteşem bir örnek olarak
yaşamıştır. O, ashabına ve “kardeşlerim” dediği
bizlere sadakati, dürüstlüğü, vefayı, fedakârlığı
öğütlemiştir. Efendimiz, bizim iki cihanda
serverimizdir.
Kardeşlerim!
Hayat kitabımız olan Kur’an-ı Kerim,
Peygamberimizin diliyle bizlere ulaşmıştır. Onun
örnekliğinde hayat bulmuş, okunmuş, anlaşılmış ve
uygulanmıştır. Kur’an’ı yaşanan bir kitaba dönüştüren
Peygamberimizdir. Vahyin ağırlığını ilk karşılayan,
ilâhî kuralları ilk açıklayan, insanlara Allah’ın
muradını duyuran Peygamber Efendimizdir. Yüce
Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de bizlere namaz kılmayı,
oruç tutmayı, zekât vermeyi, hac yapmayı
emretmiştir. Ancak namazın vakitlerini, rekât
sayılarını ve nasıl kılınacağını bize Efendimiz
öğretmiştir. Orucun ne şekilde ve nasıl tutulacağını,
zekâtın hangi mallardan ve ne kadar verileceğini,
haccın menasikini bizlere hep Peygamberimiz
göstermiştir. Kısacası ibadet hayatımız, onun
örnekliğinde şekillenmiştir.
Kardeşlerim!
“Bize Kur’an yeter” anlayışıyla peygamberimizi,
onun siretini ve sünnetini dikkate almadan
Müslümanca yaşamaya çalışmak mümkün değildir.
Bu duruş, Kur’an’ın bizzat kendisine aykırıdır. Çünkü
Yüce Rabbimiz, Kerim Kitabımızda bize, kendisiyle
birlikte Resulüne inanmayı4
ve tabi olmayı5
emreder.
Peygamberimizin helal kıldığını helal, haram kıldığını
haram saymamızı ister.6 Dolayısıyla Peygamberimize
inanmayan, onun siretini ve sünnetini benimsemeyen
bir anlayış, İslam anlayışı olamaz. Peygambere iman
etmeden, Kur’an ile sünnetin arasına mesafe
koyularak ebedi kurtuluşa ulaşılamaz. Resul-i
Ekrem’in şerefli sözleri olmadan Kur’an anlaşılamaz
ve yaşanamaz. Bizi bu konuda ikaz eden yine bizzat
Efendimizdir. O şöyle buyurur: “Sakın sizden
birinizi, emrettiğim veya yasakladığım bir konu
kendisine iletildiğinde, köşesine yaslanmış olarak
cahilce, ‘Biz Allah’ın Kitabı’nda ne bulursak ona
uyarız; hadis tanımayız!’ derken bulmayayım!”7

Kardeşlerim!
Tarihin yüce rehberlerine, insanlığın barış ve
umut elçilerine, Efendimiz başta olmak üzere bütün
peygamberlere sonsuz salat ve selam olsun. Rabbimiz,
bizleri tevhidi hakkıyla anlayan, kendisine hakkıyla
kul olan, Resulüne hakkıyla tabi olanlardan eylesin!
Peygamberimizin ümmeti olma, onun sancağı altında
toplanma ve şefaatine nail olma bahtiyarlığından bizi
mahrum bırakmasın. Onun sünnetinden,
muhabbetinden, bereketinden bizleri bir an olsun
ayırmasın.

1 Âl-i İmrân, 3/31.
2 Buhârî, İlim, 49; Müslim, İman, 47.
3 Nisâ, 4/80. Ayrıca bkz. Buhârî, Ahkâm, 1; Müslim, İmâre, 33.
4 Nisâ, 4/136.
5 A’râf, 7/158.
6 Ahzâb, 33/36.
7
İbn Mâce, Sunne, 2; Tirmizî, İlim, 10.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü


Bir önceki yazımda « makalem var.
admin

Doğru, Güzel ve Adil olan her şeyi sever, efendiliğe bayılır. Yalandan dolandan ikiyüzlülükten nefret eder.

ETİKETLER :

Yorumlar



Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?